|
Anksiyete Nedir
?
Türkçeye bunaltı olarak çevrilen anksiyete, bir
tehlike ya da tehlike olasılığı karşısında yaşanan duygudur. Anksiyete;
endişe, korku, gerginlik, daralma, huzursuzluk, kaygı, sıkıntı, bunaltı,
tedirginlik halidir. Herkes yaşamında bir çok kez çeşitli boyutlarda
anksiyete yaşamaktadır. Anksiyete çoğu zaman her hangi bir hastalık
belirtisi olmaksızın yaşamın olağan bir parçası olarak yaşanır.
Normalde anksiyete uyum sağlayıcı bir işlev görür. Kişiyi içten ya da dıştan
gelen tehditlere karşı önlem alması konusunda uyarır. Örneğin her hangi bir
bedensel hastalığın olası sonuçlarının yarattığı korkunun kişiyi çare
aramaya zorlaması örnek olarak verilebilir.
Anksiyeteli kişi kendisini endişeli, gergin, tedirgin, korku içinde,
kaygılı, patlayacak gibi hisseder; her an kötü bir şey olacakmış ya da kötü
bir haber alacakmış gibi geldiğini belirtir. Huzursuzdur, yerinde duramaz,
oturduğu yerde sürekli hareket halindedir, elleriyle parmaklarıyla oynar,
elbiselerini çekiştirir. Seslerden aşırı irkilir. Sabırsızdır, çabuk kızar,
çabuk parlar. Konuşmaları titrektir. Ellerinde titreme, yüzünde kızarma ya
da solgunluk, terleme vardır. Genel olarak dikkatini bir konuda toplamakta
güçlük çeker. Olası bir tehlike için sürekli tetikte gibidir. Anksiyeteli
hastaların çoğunda yukarıdakilere çeşitli bedensel belirtiler eşlik eder.
Bunlar arasında çarpıntı, ağız kuruluğu, yüzde solukluk ya da kızarma,
terleme, titreme, göz bebeğinde büyüme, sık işeme, nefes darlığı, boğazda
düğümlenme, uyuşma/karıncalanma, kaslarda gerginlik, kılların dikleşmesi
bulunur. Halk arasında boğazına bir şeyin düğümlenmesi, göğsüne ateş
düşmesi, elinin ayağının kesilmesi, terden sırılsıklam olma, buz gibi
ter içinde kalma, tir tir titreme, yüreğinin çıkacak gibi
atması.şeklinde ifade edilen durumlar ruh hekimliğinde anksiyete denilen
durum için birer örnektir.
Erol Özmen |