|
Lider ve liderlik
Lider denilince genellikle büyük kurumları, kuruluşları ya da örgütleri
yöneten kişiler akla gelir. Oysa liderlik, yalnız bir kurumda üst
yöneticilik yapanlara ait bir süreç değildir. Her türlü grupta herhangi bir
işin yapılmasını sağlayan bir lider mutlaka bulunur. Lider, belli bir amacın
gerçekleşmesi için insanları etkileyebilen ve onları etkinleştiren kişidir.
Hangi kişilik özelliklerine sahip kişilerin lider olmaya yatkın olduğu
eskiden beri tartışılan bir konu olmakla birlikte bu konuda belli bir görüş
birliği yoktur. Bu yazıda lider ve liderlik ile ilgili özet bilgiler
verilmeye çalışılacaktır.
Söz hekimliğe gelince, hekimler
konumları gereği mesleklerini yürütürken “liderlik” yapmakla yükümlüdürler.
Hekimler; sorumlu olduğu hasta ve yakınlarına, birlikte çalıştığı ekibe,
yöneticisi olduğu sağlık ocağına, kliniğe ya da hastaneye, ekip başı olarak
liderlik yapmak zorundadır. Bu nedenle “lider” ve “liderlik” bir hekim için
üzerinde düşünülmesi gereken konulardır. Çünkü yönetici olmak ve yönetmek,
lider olmaktan liderlik yapmaktan çok farklı bir durumdur. Lider,
konuşmasıyla, duruşuyla ve bıraktığı izlenimle kendini belli eder. Onunla
görüşen, konuşan ondan etkilenir. Lider olmak için yalnız iyi bir insan
olduğu ya da iyi niyetli olduğu izlenimi bırakmak yeterli değildir. Lider
olabilmek için otorite gücünü kullanmadan etkileyebilme gücüne sahip olmak
gerekmektedir.
Liderin herkes tarafından bilinen,
genel kabul gören bir vizyonu ve misyonu vardır. Lider, küçük hesaplar
peşinde koşmaz; ufka, geleceğe bakar. Attığı her adım, aldığı her karar
belli bir amaca yöneliktir. Kurumda “kurumsal değerler” yaratmaya çalışır.
Lider, kapsayıcı ve bütünleyicidir. Yalnız bir azınlığı ya da çoğunluğu
değil, tüm kurumu kucaklar. Önyargılarla kimseyi dışlamaz; farklı düşüneni
yok saymaz, korkutarak, sindirerek yöneticilik yapmaz. Her türlü eleştiriye
açıktır.
Lider, yöneticisi olduğu kurumu kendisi
yönetir. Gerektiğinde danışır, görüş alır; ikna olduysa karar da değiştirir.
Fakat ne emanetçidir, ne emir kulu, ne de gölge. Lider, yönlendirilen değil,
yönlendirendir. Başkasının değil, kendisinin belirlediği amaçları
gerçekleştirir.
Lider, tüm çalışanlarına güvenir. Yetki
devretmekten, alt yönetici atamaktan çekinmez. Yönetici, güvenilir değilse,
başkalarına güvenmeyi bilmiyorsa lider olamaz. Lider açık, tutarlı ve
dürüsttür. Yaptıkları ve ekibi ile dürüstlüğü konusunda kimsede en ufak
tereddüt bırakmaz. Hem kendisi çıkar peşinde değildir, hem de birilerinin
çıkar elde etmesine alet olmaz. Lider, art niyetli değildir. Konumunu daha
üst bir mevkiye taşıyabilmek için kurumunu ve onun olanaklarını kullanmaz.
Lider, kendisini iyi tanır;
yöneticilik etkinliklerinin duygularından etkilenmesine izin vermez. Tutum
ve davranışları ile tutarlıdır. Lider, koşulların değişeceğini çok önceden
sezinler ve çok önceden önlemler alınmasını sağlar. Her türlü zorluğu ve
güçlüğü bir fırsata dönüştürmesini bilir. Lider neler olacağını durup
beklemez; olacakları yönlendirir. Karar almakta ve bunların uygulanmasında
gecikmez.
Görüldüğü gibi lider olmak kolay bir
süreç değildir. Herkes lider olamaz, her yönetici doğal olarak bir lider
değildir. İster atanarak, ister seçilerek gelmiş olsun; yönetici olan
kişinin lider özellikleri taşıyıp taşımaması, kurum için ya bir şanstır ya
da şanssızlık. İyi bir lider tarafından yönetilen kurumlarda çalışanlar
huzurlu, mutlu, umutlu ve verimlidir. Kötü bir liderin bulunduğu kurumlarda
ise herkes kendi başını kurtarmanın arayışı içindedir.
Erol Özmen
(Bu yazı 02.04.2007 tarihli Medimagazin
Tıbbi Haber Dergisinde yayınlanmıştır) |